Kopya Çeken Öğrencinin Sınav Kağıdı Alınır Mı? Antropolojik Bir Perspektif Üzerinden Değerlendirme Dünyanın farklı köylerinde, kasabalarında, şehirlerinde insanların hayatları, birbirinden bambaşka ritüeller, değerler ve sembollerle şekillenir. Aynı dünyada, aynı gezegenin üzerindeki insanlar, bazen farklı dilde konuşur, bazen farklı giyinir, bazen de farklı biçimlerde kimliklerini inşa ederler. Her kültürün, kendi toplumunun ihtiyaçlarına ve değerlerine göre şekillenen normları ve kuralları vardır. Peki ya eğitim? Bu evrensel sistem, farklı kültürlerde nasıl şekillenir ve sınavlar gibi kritik anlar ne kadar benzer, ne kadar farklı olabilir? Kopya çeken öğrencinin sınav kağıdının alınması da tam bu noktada, kültürel bakış açılarına göre farklılık gösterebilir. Kopya çekmenin “kötü”…
Yorum BırakÖzgün Hikaye Günlüğü Yazılar
Kadın Tiyatrocuya Ne Denir? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Giriş: Kıtlık, Seçimler ve Kültür Hayat, seçimlerle şekillenir. Ancak, bazen bu seçimler yalnızca kişisel tercihlerden ibaret olmayıp, toplumun daha geniş yapısal dinamiklerine de dayanır. Bir tiyatrocu, sadece sahneye çıkan, performans sergileyen bir sanatçı değil; aynı zamanda, kültürün ve ekonominin etkileşimde olduğu bir aktördür. Kadın tiyatrocuya “ne denir?” sorusu, bu sanatçının toplumsal ve ekonomik yerini anlamaya yönelik bir başlangıçtır. Ancak bu soruya yalnızca kültürel değil, ekonomik bir açıdan da yaklaşmak gerekir. Bir tiyatrocu, tıpkı diğer tüm iş gücü gibi, kaynakların kıt olduğu bir dünyada yaşamını sürdürmeye çalışır. Hem bireysel seçimler hem de toplumsal…
Yorum Bırakİtalya’da Kaç Bölge Var? Felsefi Bir Yorum Bir sabah, günün ilk ışıklarıyla birlikte oturup pencerenin dışındaki dünyayı izlerken bir soru aklıma takıldı: “Nedir bir yerin bölgesi?” Etrafımdaki her şeyin bir kategorisi olduğu gerçeği, bana her zaman huzur verirken, bu basit ama derin soru beni rahatsız etti. Bir yerin “bölge” olabilmesi için ne gereklidir? Bu soruyu sormak, aslında daha temel bir sorunun kapılarını aralamamı sağladı: “Gerçeklik, nasıl sınıflandırılabilir?” Bu düşünceler, bana felsefenin üç temel dalı olan etik, epistemoloji ve ontolojiyi hatırlattı. Çünkü bir bölgenin varlığı, sadece coğrafi bir gerçeklik değil, aynı zamanda insanın dünyayı nasıl anlamlandırdığı, sınıflandırdığı ve bu sınıflandırmaların etik,…
Yorum BırakÖzbek Süleyman Efendi ve Modern Siyaset: İktidar, Demokrasi ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir İnceleme Siyaset, yalnızca iktidar odaklı değil, aynı zamanda toplumsal düzenin şekillenmesinde belirleyici rol oynayan bir süreçtir. Bu süreç, her toplumda farklı güç ilişkileri ve ideolojik çatışmalar üzerinden şekillenir. İktidarın nasıl kullanıldığı, toplumsal yapının hangi temel değerler ve normlar üzerinden dönüştüğü soruları, her siyaset bilimcisinin, hatta her bireyin üzerine düşündüğü meselelerdir. Bu noktada, Özbek Süleyman Efendi’nin hayatı ve düşünceleri, Türk siyasal tarihinde önemli bir yere sahiptir. Bu yazıda, Özbek Süleyman Efendi’nin düşünsel mirasını, iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi kavramları bağlamında inceleyecek, güncel siyasal teorilerle karşılaştırmalar yaparak derinlemesine…
Yorum BırakÖrnek Olay Yöntemi: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Eğitim, sadece bilgi aktarma süreci değil, insanın yaşam boyu süren bir keşif yolculuğudur. Her birey, öğrenme yolculuğunda farklı bir deneyim yaşar. Bazen bir ders, bazen bir tartışma ya da en beklenmedik anda gelen bir soruya verilen yanıt, insanın bakış açısını değiştirebilir. Bu dönüşüm, yalnızca bireysel bir süreç değil, toplumsal bir etkendir. Eğitim, bir toplumun geleceğini şekillendirir ve öğrenmenin gücü, toplumu dönüştürme potansiyeline sahiptir. Bundan yola çıkarak, öğrenme yöntemlerinin toplumlar üzerinde nasıl etkiler bıraktığını düşündüğümüzde, örnek olay yöntemi karşımıza güçlü bir pedagojik araç olarak çıkar. Bu yöntem, öğrencilerin yalnızca bilgiyi alıp muhafaza etmelerini değil, bilgiyi…
Yorum BırakYahudiler Hristiyanlığı Kabul Eder Mi? Felsefi Bir Perspektif Hayatın içinde kimi zaman keskin çizgilerle belirlenmiş doğrular ve yanlışlar arasında kalırız. Kimi zaman bir inanç, bir düşünce ya da bir değer, bir kimlikten diğerine geçişi zorlaştıran bir sınır oluşturur. Her birey, inançlarını ve kimliklerini bir araya getirirken etik, epistemolojik ve ontolojik sınırlarla yüzleşir. Peki, bu sınırları aşmak mümkün müdür? İnsanlık tarihindeki önemli inançlar arasındaki geçişler, bazen dışsal baskılardan, bazen de bireysel bir arayıştan doğar. Yahudiler Hristiyanlığı kabul eder mi? Bu soru, felsefi olarak çok daha derin bir tartışmanın kapılarını aralar. Bu yazıda, Yahudiliğin Hristiyanlıkla ilişkisini felsefi bir bakış açısıyla ele alacak;…
Yorum BırakTürbelerde Neden Dua Edilir? Edebiyatın Sözün Gücüyle Kucaklaşan Sessiz Çağrısı Dua, kelimelerin gücüyle var olan bir eylemdir; evrenle, kendimizle ve bir başka varlıkla kurduğumuz derin bir bağlantıdır. İnsanın ağzından dökülen her söz, bir anlam, bir niyet taşır ve bu sözler, bizleri duyular ötesi bir boyutta varlıklarla buluşturur. Türbelerde dua edilirken, bu eylemin edebi anlamı, bir tür rüya, bir tür metin oluşturma pratiği olarak karşımıza çıkar. Zira her dua, yalnızca bir talep değil, aynı zamanda bir metin, bir anlatıdır. Kim bilir, belki de dua ederken, bir anlamın peşinden gitmekteyizdir, tıpkı bir edebiyatçının kalemiyle bir dünyayı yaratırken yaptığı gibi. Türbelerde dua etmek,…
Yorum BırakKurumsal Sanat Görüşünün Öncüsü Kimdir? Sanat, tarihsel olarak yalnızca estetik bir ifade biçimi değil, aynı zamanda toplumsal yapıları ve ilişkileri şekillendiren, yansıtan ve sorgulayan bir araç olmuştur. Sanatın bu toplumsal işlevi, sanatın kurumsal olarak nasıl algılandığı ve hangi normlarla desteklendiğiyle doğrudan ilişkilidir. Kurumsal sanat görüşü, sanatın toplumda yalnızca estetik değer taşımadığını, aynı zamanda güçlü toplumsal ve kültürel yapılarla bağlantılı olduğunu savunur. Peki, bu düşüncenin öncüsü kimdir? Sanatın kurumsal bir çerçevede değerlendirildiği bu anlayış, özellikle 20. yüzyılın ortalarına doğru güç kazanmaya başlamıştır. Bu yazıda, kurumsal sanat görüşünün tarihsel kökenlerini, toplumsal yapıların sanat üzerindeki etkilerini ve cinsiyet rolleriyle olan ilişkisini sosyolojik bir…
Yorum BırakKan Taşı Hangi Burç? Güç, İdeoloji ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyasi Analiz Günümüzde, burçlar ve astroloji üzerine yapılan yorumlar, bireylerin kişisel özelliklerini anlamaya yönelik bir eğlence unsuru gibi görünse de, aslında bu tür inanç sistemleri, toplumsal güç ilişkilerinin, bireysel kararların ve toplumsal düzenin nasıl şekillendiği üzerine daha derin bir anlayış geliştirmemize de olanak tanıyabilir. Bu bağlamda, “kan taşı hangi burç?” sorusu, yalnızca bir astrolojik merak konusu değil, aynı zamanda iktidar, ideoloji ve toplumsal yapılarla ilişkili bir metafor olabilir. Kan taşı (ya da hematit taşı), tarihsel olarak güçlü bir koruyucu taş olarak kabul edilmiştir. Peki, kan taşı hangi burçla ilişkilidir?…
Yorum BırakBanka Borcu 6 Ay Ödenmezse Ne Olur? Hayatın her anı bir ders gibi, değil mi? Mesela geçenlerde bankadan gelen o mektubu açarken “Hadi bakalım, ne yazıyor?” diye merakla içimden geçiriyorum. Sonra birden gözlerim büyüyor: “Banka borcunuzun 6 ay gecikmesi nedeniyle…” dedikten sonra geri kalanını okumadım, çünkü o an gözlerimde bir fırtına koptu, ne olur ne olmaz diye. Hani o klasik “Aman Allah’ım!” anlarından biri işte. Banka borcu 6 ay ödenmezse ne olur diye merak ediyorsanız, gelin hep birlikte bakalım, ama korkmayın, yazı sonunda sadece biraz gülümseyeceksiniz. Bir Arkadaşınla Sohbet Gibi Ben: “Banka borcumun 6 ay ödenmemesi halinde başıma neler gelir…
Yorum Bırak