Yemek Kelimesinin Eş Anlamlısı Nedir? Psikolojik Bir Mercekten Analiz Bir psikolog olarak, sıklıkla insan davranışlarının altında yatan derin anlamları çözümlemeye çalışırım. İnsanlar neden bir kelimeyi seçer, nasıl bir anlam yükler ve bu seçimler ruh hallerini ya da toplumsal rollerini nasıl yansıtır? Bugün, ilk bakışta basit gibi görünen bir kelimeyi, yemek kelimesini ele alacağım. Yemek, hayatımızın önemli bir parçasıdır. Ancak, bu kelimenin eş anlamlısı sadece dil bilgisiyle değil, çok daha derin bir psikolojik çözümlemeyi hak ediyor. Yemek yeme eylemi, psikolojik olarak yalnızca bir fiziksel ihtiyaçtan öteye gider. Bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifinden yemek kavramını anlamak, insan davranışlarını daha iyi kavrayabilmemize…
Yorum BırakÖzgün Hikaye Günlüğü Yazılar
Vecd Makamı Nedir? – Toplumsal Yapılar ve Bireysel Deneyimler Üzerinden Bir Analiz Bir araştırmacı olarak toplumsal yapıları ve bireylerin etkileşimini anlamaya çalışırken, sıklıkla kişisel deneyimlerin toplumsal normlarla nasıl şekillendiği üzerine düşünürüm. İnsanların duygusal ve psikolojik halleri, yaşadıkları toplumun kültürel kodları ve değerleriyle doğrudan ilişkilidir. Vecd makamı, bir insanın ruhsal bir deneyim yaşadığı, zaman ve mekânın ötesine geçerek bir tür “kendinden geçme” hâli olarak tanımlanabilir. Bu kavramı, toplumsal cinsiyet rolleri, kültürel pratikler ve yapısal normlar çerçevesinde ele almak, sadece tasavvufî bir yolculuk değil, aynı zamanda toplumsal bir deneyim olarak da anlamlı olacaktır. Peki, toplumsal yapılar, bireylerin vecd makamına nasıl etki eder?…
Yorum BırakKuple mi Bukle mi? Saç Modasında Doğru Seçimi Yapmak Saç stilleri, insanların dış görünüşünü etkileyen en önemli unsurlardan biri. Özellikle kuaför koltuğuna oturduğumuzda, karar vermek zorlaşıyor. Son zamanlarda ise iki popüler saç şekli, karşımıza sıkça çıkıyor: kuple ve bukle. Her ikisi de farklı tarzları temsil ederken, bu ikisi arasında nasıl bir seçim yapmalıyız? Saçlarımız, kişiliğimizi yansıtan önemli bir unsurdur. Kimi zaman düz, kimi zaman dalgalı ya da kıvırcık olabilir. Ancak “kuple mi, bukle mi?” sorusu, hala kafaları karıştırıyor. İşte bu yazıda, bu iki saç stilini derinlemesine inceleyerek, doğru seçim yapmanıza yardımcı olacağız. Kuple Saç Nedir? Kuple, genellikle saçın uzunluğuna göre…
Yorum Bırak3×3 Zeka Küpü Kaç Parçadan Oluşur? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Hepimizin bir zamanlar elimizden düşürmediği bir oyuncak vardır; kimimiz için bu, sadece bir eğlence aracıydı, kimimiz içinse zihinsel bir meydan okuma. Fakat 3×3 zeka küpü (Rubik’s Cube), dünyadaki milyonlarca insan için öylesine derin bir anlam taşır ki, bazen bu minik küpün sadece fiziksel yapısını değil, toplumsal yapısını da sorgular hale geliriz. Bugün, bu sembolik oyuncak üzerinden bir yolculuğa çıkacağız; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamikler üzerinden bakarak hem erkeklerin hem de kadınların nasıl farklı bakış açıları geliştirdiğini keşfedeceğiz. Biraz düşünelim, bu küçük küp…
Yorum BırakKelimelerin Dişleri: Edebiyatta “Kole Diş” Üzerine Bir Anlatı Yolculuğu Bir edebiyatçı için her kelime bir hikâyedir. Kelimeler, tıpkı bir insanın yüzündeki çizgiler gibi, geçmişi ve duyguyu taşır. Bazıları keskin, bazıları yumuşak, bazılarıysa sessiz bir yankı gibidir. “Kole diş” ifadesi de bu türden kelimelerdendir — diş hekimliğinin soğuk terminolojisinden çıkıp, edebiyatın sembolik evreninde çok daha derin anlamlar taşır. Bu yazıda, “kole diş”in hem gerçek anlamını hem de edebiyatın metaforik dilinde nasıl yankılandığını inceleyeceğiz. Çünkü edebiyat, bazen en basit kelimenin bile ruhunu açığa çıkarır. Kole Diş Nedir? Gerçekten mi Yoksa Bir Anlatı mı? Tıbbî bir terimden sembolik bir imgeye Kole diş, dişin…
Yorum BırakKeratit Ne Demek? Görmenin Ötesinde Toplumsal Bir Yara Olarak Gözün Hikâyesi Bir araştırmacı olarak insan bedeninin, yalnızca biyolojik bir varlık değil, toplumsal bir anlatı alanı olduğunu düşünürüm. Her hastalık, her ağrı, aslında bir toplumun kendi hikâyesini bedende yazıya dökmesidir. “Keratit” — yani korneanın iltihaplanması — tıbbi bir tanı olarak kulağa teknik gelebilir. Ancak bu yazıda, keratiti sadece bir göz hastalığı olarak değil, bireylerin toplumsal baskılar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratiklerle nasıl “görme biçimleri” geliştirdiğini yansıtan sembolik bir olgu olarak ele alacağım. Çünkü bazen sadece göz değil, toplum da iltihaplanır. Tıpta Keratit: Gözün Savunma Hattındaki Bozulma Tıpta keratit, gözün saydam tabakası…
Yorum BırakKambura Olayı Nedir? Bir Hikâye Anlatımıyla Bazen hayatın yükleri öyle birikir ki, insanın sırtı git gide kamburlaşır. Bunu kimse görmese de, içten içe hissedersiniz. Birçoğumuzun zaman zaman sırtındaki yüklerden ötürü kamburlaşan ruh halini hissetmesi gibi, fiziksel kamburluk da bu duygusal birikimin bir dışa vurumudur. Bu yazı, bir zamanlar hayatın o ağırlıklarını taşımaktan yorulmuş bir insanın hikayesini paylaşmak istiyor. Hikâyemizde, iki farklı bakış açısına sahip karakter üzerinden “Kambura olayı”nın anlamını keşfedeceğiz: Bir tarafta, çözüm odaklı, stratejik ve her zaman bir yol bulan Emre; diğer tarafta ise, empatiyle yaklaşan, duygusal ve ilişki odaklı Zeynep. Emre ve Zeynep: Farklı Yollar, Aynı Yük Emre,…
Yorum BırakGülünce Ne Olur? Tarihsel Kökenlerden Nörobilime Uzanan Kapsamlı Bir Bakış Gülünce ne olur? sorusu, basit bir refleksin ötesinde; biyoloji, psikoloji, sosyoloji ve kültür tarihini kesen çok katmanlı bir meseleye dokunur. Gülme, insanın hem bedensel hem sosyal ekosisteminde bir “bağ kurma” teknolojisi gibi çalışır: sinir sistemini uyarır, ağrıyı eşiğini etkiler, grupları yakınlaştırır ve anlam üretimini tetikler. Aşağıda, gülmenin tarihsel izlerini, güncel akademik tartışmalarını ve pratik etkilerini, akıcı ve anlaşılır bir çerçevede özetliyorum. Tarihsel Arka Plan: Mizahtan Duygulanıma Modern bilimin öncesinde gülme, çoğu kez “bedenin taşkınlığı” olarak görülürdü. Aristoteles, komediyi insana özgü kusurların tanınmasıyla ilişkilendirirken; Platon gülmeyi bazen toplumsal düzen için şüpheli…
Yorum BırakGöz Görme Oranı Kaç Olmalı? Öğrenmenin Görsel Derinliğine Pedagojik Bir Bakış Bir eğitimci olarak her zaman şunu düşünürüm: Öğrenmek yalnızca bilmek değildir; görmek, fark etmek ve anlamlandırmaktır. Göz, öğrenmenin ilk penceresidir. Çocuk bir harfi tanıdığında, öğrenci bir tabloyu analiz ettiğinde ya da yetişkin bir yüz ifadesinden anlam çıkardığında; aslında bilgi, görsel algı yoluyla şekillenir. Peki, göz görme oranı kaç olmalı? Bu soru ilk bakışta tıbbi bir merak gibi görünse de, aslında eğitimin özüne dokunan bir sorudur: Ne kadar görüyoruz, ne kadar anlıyoruz? 1. Görmenin Öğrenmedeki Rolü: Bilgiye Açılan İlk Kapı Görsel algı, öğrenmenin en güçlü bileşenlerinden biridir. Eğitim bilimlerinde yapılan…
4 YorumGörsel Öğrenme Stili Nasıl Çalışır? Zihnin Görsel Haritalarını Anlamak İnsan zihni, binlerce yıldır görsellerle düşünmeye programlıdır. Mağara duvarlarındaki resimlerden modern infografiklere kadar, bilgi her dönemde görsel bir forma bürünmüştür. Bu tarihsel süreç, öğrenme biçimlerimizin kökenini de aydınlatır. Görsel öğrenme stili, bilgiyi kelimelerden çok görüntüler, renkler, şekiller ve mekânsal ilişkiler üzerinden işleyen bir öğrenme yaklaşımıdır. Bilişsel psikolojiye göre görsel hafıza, insan beyninde en güçlü bellek türlerinden biridir. Çünkü görseller, sözel bilgilere göre daha geniş bir sinirsel ağda işlenir. Bu durum, öğrenme sürecini hem daha kalıcı hem de daha anlamlı hale getirir. Tarihsel Arka Plan: Görselliğin Öğrenmedeki Yeri Görsel öğrenmenin kökenleri, 20.…
4 Yorum